Annemin Krep Süzeti

Klima gece yarısı kapatılıyor. Kamaralar da anında ısındığı için hemen pencereleri açıyoruz. Denizin kokusu, suyun şıkırtısı ile mutlu mutlu uyuyoruz. Sabah 5.30 da motor sesi ve egzoz dumanı ile neye uğradığımızı şaşırıyoruz. Kamara zehirli duman ile doluyor ve Ali güverteye kaçıyor. Ben günlerdir uykusuz olduğum için dumana aldırmayıp biraz daha uyumaya devam ediyorum. Deniz hafif çırpıntılı.Uyanınca, ilk gün ki gibi tutmaması için tavsiyelere uyup ön tarafta oturan Tomris’in yanına gidip ufka doğru bakarken bir yandan da çocuklarımızı ne zor şartlarda büyüttüğümüzü konuşuyoruz.  Zaman böyle çok çabuk geçiyor.  Öğle yemeği  ve akşam konaklama için Kaş’ın karşısında, Limanağzı koyunda, Miçolarımız Dursun ve Ali zodiaka binip, tekneyi,  mapalara bağlıyorlar. Ağaçlara bağlamak kesinlikle yasak. Gürbüz Kaptan kurallara kesinlikle uyuyor. Deniz çarşaf gibi durgun ve berrak. Grubumuzun en popüler elemanları Deniz ve Teks başta olmak üzere, kendimizi hafif ürperten temiz sulara atıyoruz. Programda Kaş gezisi var. Havanın sıcak olması, birgün önceki tırmanma daha doğrusu tırmanamama tecrübesi nedeniyle ben geziye katılmıyorum. Saat 16.00 da gelen tekneye binen grupta Seza-Haluk Özen, Reşit Tokuç, Deniz, Dilek, Cemil Uygur, Naciye, Mustafa, Teks Melikoğlu ve Ali Ergen var.  Ben, muzip profesör Sanem Alkibay’a  denizde  eşlik ediyorum. Grup gelene kadar denizden çıkmıyoruz. Kaş grubu dönüşte ellerinde aliminyum tepsiler ve yüzmek için makarnalar ile dönüyorlar.  Müthiş organizatör Reşit, tepsilere akşamüstü içeceklerimizi koyup denize bırakıyor. Makarnalara ata biner gibi oturup denizin içinde içkilerimizi içiyoruz. Eski basketbol oyuncusu Sanem makarnalardan pota yapıp Deniz ile birlikte basket oynarken, ben yorulup çıkıyorum. 2. gün yine mükemmel bir akşam yemeği ve tadına doyulmaz sohbetler ile noktalanıyor. Konulardan en önemlisi Prof.  Dr. Seza Özen’in Tubitak bilim ödülü. Arkadaşımızla gurur duyuyoruz.

Annemin Krep Süzeti Annemin Krep Süzeti

Annemin Krep Süzeti Annemin Krep Süzeti

Annemin Krep Süzeti

Grup kadınları mutfağa inip birlikte tatlı yapmayı önermişlerdi. Klostrofobik olduğumdan, o zaman düşünüp de yapamadığım,  annemin  çok kısa sürede akşam yemeği sonrası hazırladığı krebin tarifini vereceğim.

Annem bu tatlının hikayesini anlatmıştı. Aklımda kalanlar şöyle; akşam geç vakit bir hana gelen kral veya asilzade için mutfakta kalan malzemeler ile hazırlıyor bu tatlıyı Süzet hanım. Sonrada çok tutulan bu tatlı yapanın adı ile anılıyor…

Malzemeler

1 1/4 kap süt

1 çorba kaşığı tereyağı

3/4 kap un

1/8 tatlı kaşığı tuz

2 adet büyük boy yumurta

Yapılışı

  • Küçük bir tencerede sütü ısıtın ve içinde tereyağını eritin, kenara alıp soğumaya bırakın.
  • Bir kasede un ile tuzu karıştırın ve telle veya mikser ile çırparken sütlü karışımı ekleyin.
  • Yumurtalarıda süt karışımına yedirin ve bu karışımı yarım saat bir kenarda dinlendirin.
  • Orta ateşte ısıtılmış yapışmaz bir tavaya bir çorba kaşığı sıvı yağ koyduktan sonra, ortasına, 2 çorba kaşığı, kenara ayırdığınız krep hamurundan dökün. Tavayı  hafif sağa sola eğerek veya bir kaşığın tersiyle karışımı yayarak karışımın, ince bir katman olarak tüm tavayı kaplamasını sağlayın.
  • Yaklaşık 1 dakika veya pişmemiş yüzdeki hamur parlaklığını kaybedip, kenarlarıda kahverengileşince spatula yardımı ile  krebin tersini çevirip 30 saniye veya hafif kızarıncaya kadar pişirin.
  • 3/4 kap toz şekeri pişirdiğiniz kreplerin üzerine serpin.
  • 1 adet limonun suyunu sıkıp toz şekerli kreplerin üzerine döktüğkten sonra , krepleri ister rulo, istersenizde dörde katlayıp servis yapın.
  • Değişik bir öneri; içlerine nutella vs gibi fındık kreması da sürebilirsiniz.

Annemin Krep Süzeti Annemin Krep Süzeti

Annemin Krep SüzetiAnnemin Krep Süzeti

Annemin Krep Süzeti

Popülerlik: 19%

Ağustos 20, 2010 - Kategori: Genel, Pasta ve Kekler   Devamını Oku..

Akdeniz Usulü Mercimekli Patlıcan

Geçen sene beraber tatil yaptığımız Selimiye’deki ısrarımız üzerine 16 senedir mavi tur yolculuğu yapan Reşit ve Gülnur Tokuç çifti bize muhteşem bir tatil yaşatıyor. 23 Temmuz günü Anadolu Jet ile Dalaman havaalanına  saat 8 gibi varıyoruz. Eşim Ali’nin bir ahbabı  bizi alıyor ve  45 dakikalık bir araba yolculuğundan sonra Fethiye görünüyor. Hava çok sıcak ve nemli. Ben hemen otele gidip dinlenmek istesem de Gürel bey’i kırmamak için önce evine gidip kahve içiyor ve arkasından da yerel bir balık lokantasına gidip Ali ve Gürel bey’in balık halinden seçtiği balıkları yiyiyoruz. Yemekten sonra biraz çarşıda dolaşıp otelimize gidiyoruz.

Akdeniz Usulü Mercimekli Patlıcan Akdeniz Usulü Mercimekli Patlıcan

Akdeniz Usulü Mercimekli Patlıcan

Yacht Classic Hotel’in dış görünüşü çok hoş, odalar mükemmel. Modern, tertemiz ve çok şık döşenmiş. Çok rahat bir uykudan sonra, sabah aynı otelde konakladığımız Sanem-Turgut Alkibay ve Dilek-Cemil-Deniz Uygur ile kahvaltı yapıyoruz. Az sonra grubumuz İstanbul’dan gelen Tomris-Feridun Şengör ve Yalçın-Müge İlker ile biraz daha kalabalıklaşıyor. Reşit ve Gülnur, Bodrum civarında yaptıkları ilk mavi turlarını noktalayıp o sabah  yine Bodrum da tatil yapan Seza-Haluk Özen ile Ecesaray Yat Limanındaki kafeye geliyorlar.Orada buluşuyoruz. Kafe çok dolu ve müşteriler genellikle yabancılar. Tülin-Yaşar Bedük, Nahide-Uğur Altuğ Ankara’dan, Naciye-Mustafa-Teks’de Antalya’dan gelince grup tamamlanıyor.

Akdeniz Usulü Mercimekli Patlıcan

,Hazır olduğu haberi gelince tekneye biniyoruz. 42 metre uzunluğında ve 11 yolcu kamarası olan tekneye arka kısmının düz olması nedeniyle keç denildiğini öğreniyor ve telaş içinde çantalarımızı alıp, kamara seçiyoruz. Haluk’un beğenip Seza’nın beğenmediği, arka 2 kamaradan biri bize, biri de Alkibay çiftine düşüyor. Biraz küçük ama bu kamaraların denize açılan pencereleri hoş.

Akdeniz Usulü Mercimekli Patlıcan

Bütün kamaraların içinde duş ve tuvaletleri de var. Eşyalarımızı minik dolabın içine yerleştirdikten sonra güverteye çıkıp, haraket eden tekneden Fethiye’yi seyrediyoruz. 

Akdeniz Usulü Mercimekli Patlıcan -

İlk durağımız Gemiler Adası. Altı lastik deniz ayakkabılarımızı giyip  beşer altışarlı gruplar halinde  zodiağa binerek Japon Arkeoloji grubunun kazı yaptığı, Bizans dönemi Hagia Nikolaos (Noel baba) kilisesini görmeye gidiyoruz. Grup çok rahat tepeye çıkıyor. Ben ise kilolarım nedeniyle ağır ağır ve Ali’nin yardımıyla ancak güneş batarken tepeye ulaşıyorum. Sıcak ve yokuş bana yeni bir deneyim kazandırıyor. Çok terlemiyen bir insanım ama burada terden gözlerim yanıyor. Tepeye varınca mükemmel bir manzara karşısında, kilolarımı ve yorgunluğumu bir anda unutuyorum. Güneş inanılmaz renklerle batıyor, fotoğraf çekip, ayrı bir yoldan aşağı iniyoruz. Grubumuzdan tecrübeli olanlar trekking ayakkabısı almışlar. Haluk ise aldığı ince tabanlı lastik pabuça,attığı her adımda söyleniyor. Zodiakı beklerken batan taşların sızısını azaltmak için ayaklarını tuzlu suda dinlendiriyor. 21 kişilik grubumuzda 4 kişi hariç, hepsi doktor ama gezi boyunca yapılan alternatif tıp uygulamaları hepimizi kahkahaya boğuyor.

Akdeniz Usulü Mercimekli Patlıcan Akdeniz Usulü Mercimekli Patlıcan

Akdeniz Usulü Mercimekli Patlıcan Akdeniz Usulü Mercimekli Patlıcan

Akdeniz Usulü Mercimekli Patlıcan Akdeniz Usulü Mercimekli Patlıcan

Akdeniz Usulü Mercimekli Patlıcan Akdeniz Usulü Mercimekli Patlıcan

Akdeniz Usulü Mercimekli Patlıcan

 Tekneye dönüp denize girince ne kadar şanslı olduğumuzu bir kez daha düşünüyorum. Deniz o kadar güzel ve temiz ki saatlerce sudan çıkamıyoruz. Ancak yemek için hazırlıklar başlayınca duş yapıp, büyük bir mücadele vererek giyindikten sonra aşcımız Hüseyin Usta’nın pişirdiği hafif ve lezzetli yemekleri afiyetle yiyiyoruz. Erkenden uykumuz geliyor.  Başta kardeşlerim Ebru ve Ahmet Diriker’in tavsiyesiyle dışarıda uyumak için uyku tulumunu, Seza’nın yanına hazırlıyorum. Kitabımı almak için kamaraya girdiğimde, klima nedeniyle içerideki serin  hava Ali gibi beni de çekiyor ve odada uyumaya karar veriyorum.

Popülerlik: 39%

Ağustos 11, 2010 - Kategori: Genel, Sebze Yemekleri   Devamını Oku..

Hayriye’nin Amasya Çöreği

Hayriye'nin Amasya Çöreği

Hayriye Gül

Grubumuzun başkanı Feridun Şengör ve asil üyesi Haluk Özen’in hemşehrisi oldukları Merzifon’a gidiyoruz. Açık bakır ve zengin maden  yatakları bulunması nedeniyle tarih boyunca birçok devletin hüküm sürdüğü bölgede, yangın, deprem ve ihmalkarlık nedeniyle, Hitit, Frig, Roma, Bizans, Selçuklu devrine ait hiçbir eser kalmamış.

Hayriye'nin Amasya Çöreği Hayriye'nin Amasya Çöreği

Biz önce Feridun’un doğduğu evi buluyor daha sonra Haluk’un sözleştiği belediye başkanı ve yardımcısı ile buluşarak, restore edilerek  çay evine döndürülmüş Sultaniye Medresesini gezip, Kara Mustafa Paşa Camisine gidiyoruz.

Hayriye'nin Amasya Çöreği Hayriye'nin Amasya Çöreği

Hayriye'nin Amasya Çöreği Hayriye'nin Amasya Çöreği

Hayriye'nin Amasya Çöreği Hayriye'nin Amasya Çöreği

Yanlış restorasyonlar nedeniyle orjinalliğini kaybetmiş caminin avlusundaki şadırvanın kubbe içi tasvirleri çok ilginç. Zileli Emin Usta’ya ait bezemelerde, İstanbul’un minareleri, sarayları, köşkleri, kışlaları, bostan dolapları, top arabaları, değirmenler, köprü ve vazo tasvirleri son derece ilginç. Bir bedesteni de barındıran külliyeyi gezip Belediye başkanı ile vedalaştıktan sonra Haluk’un babasının köyüne gidip halalarının evine konuk oluyoruz.

Hayriye'nin Amasya Çöreği Hayriye'nin Amasya Çöreği

Hayriye'nin Amasya Çöreği  Hayriye'nin Amasya Çöreği

 Koca bir orduyu besleyecek yiyeceklerle sofralar donatılıyor. Gazi Üniversitesi, İktisat Profesörü Sanem Alkibay’ın kupayı alıp bu gezide kutlamalar yapacaklarını idda eden fanatik Fenerbahçeli Cemil Uygur, Feridun Şengör ve eşim  Ali Ergen’e hazırladığı poster hepimizi çok eğlendiriyor.

Hayriye'nin Amasya Çöreği

Sanem, Deniz ve Dilek

 Hayriye'nin Amasya Çöreği Hayriye'nin Amasya Çöreği

 Çaylarımızı içip kiraz bahçesine gidiyoruz ve dalından kiraz yemenin tadına varıp son olarak tavanındaki kalem işleriyle ünlü olan Abide Hatun Camisini de gezip Haluk’un misafirperver ailesi ile vedalaşıp Ankara’ya dönüyoruz.

 Kara Mustafa Paşa Köyünde ikramlarda Amasya çöreğini tadıp çok beğendik. Çöreği pişiren sempatik Hayriye Gül’den aldığım tarifi denedikden sonra sizlerle paylaşmak istedim.

Popülerlik: 76%

Ağustos 5, 2010 - Kategori: Börekler, Genel   Devamını Oku..